Film seyret, Film izle, Dizi izle, Dizi seyret, Film indir, film download, oyun oyna, klip izle, oyun indir, Program indir,film,video,indir,izle,seyret,online,eğlence,istanbul,ankara,izmir,antalya,trabzon,samsun

Hadron Çarpıştırıcısı yeniden faal

091106 LHCekmekparcasi.thumb Hadron Çarpıştırıcısı yeniden faal

CENEVRE – Yüzyılın en büyük deneyinin gerçekleştirileceği Büyük (LHC), bir kuşun düşürdüğü ekmek parçası yüzünden tamamen durduruldu. Hızlandırıcının proton çarpışmasına sahne olacak tünel kısmı dışındaki aksamın bir bölümünde geçen salı meydana gelen olaydan sonra yapılan kontroller ertesinde sistem bugün çalıştırıldı.

Popular Science dergisinin haberine göre olay meydana geldiğinde hızlandırıcı bekleme modundaydı. Ancak hassas dedektörlerle donatılmış bulunan hızlandırıcıya düşen ekmek parçası, bazı bölümlerde normalin üstünde ısınmaya yol açtı.

Deneyi yürüten Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinden (ANAM) yapılan açıklamada, ekmek parçası veya kırıntılarının LHC’de “küçük” bir ısınmaya yol açan bir kısa devreye neden olduğu belirtilerek, bunun üzerine sistemin kapattığı kaydedildi.

  İLGİLİ

‘Tanrı ’ kendini mi ?

Bu ekmek kırıntılarının yol açtığı kısa devre nedeniyle makinenin mutlak sıfırdan (eksi 273,15 santigrat derece) eksi 268′e yükseldiği bildirilen açıklamada, birkaç saat sonra her şeyin normale döndüğü ve LHC’nin 5 Kasım gecesi yeniden normal faaliyetine döndüğü ifade edildi.

İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarında yerin yaklaşık 200 metre altında ve 27 kilometre uzunluğundaki tünelde bulunan LHC, ekmek parçasının tünel kısmı dışındaki akım çubuğuna bir parça baget ekmeği düşmesi üzerine giderek ısınmaya başlamış ve bunun büyük bir arızaya yol açmaması için tamamen kapatılmıştı.

14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar değerindeki Hadron Çarpıştırıcısı, geçen yıl çalıştırıldığında mıknatıslarından birinin arızalanmasının helyum sızıntısına yol açması yüzünden durdurulmuştu.

Yetkililer, son ‘ekmek’ kazasının LHC’nin bu ay sonunda planlanan deneyi geciktirmeyeceğini de belirtti.

Güneş Sistemi dışında 32 yeni gezegen

091019 32yenigezegen.thumb Güneş Sistemi dışında 32 yeni gezegen

İSTANBUL – Gökbilimciler, sisteminin 32 yeni keşfetti. Gezegenlerin kütleleri, ’nın beş katıyla Jüpiter’in 5-10 katı arasında değişiyor.

Güney Avrupa Gözlemevi’nin Şili’deki La Silla tesislerinde bulunan teleskopları kullanan astronomlar, Portekiz’de yapılan bir konferansta yaptıkları açıklamada, yeni bulguların evrende çok sayıda düşük kütleli gezegen olduğunu gösterdiğini belirtti.

Cenevre Üniversitesinden gökbilimci Stephane Udry, Güneş’imize benzeyen diğer yıldızların en az yüzde 40′ının düşük kütleli gezegenlere sahip olabileceğini ifade etti.

Bilim adamlarının son açıklamalarıyla birlikte Güneş ’nin dışında bulunan gezegenlerin sayısı 400′ü aştı.

Yeni gezegenlerin, evrende yaşamın gelişebileceği pek çok yer olabileceği teorisini desteklediği belirtilidi.

160 milyon yaşında uçan sürüngen fosili

091014 ucansurungen01.thumb 160 milyon yaşında uçan sürüngen fosili

LONDRA – Yeni türe, 200 yıl önce doğan ve “Türlerin Kökeni” adlı baş eserini 150 yıl önce yayımlayan ünlü doğa bilimci Charles Darwin’in isminden esinlenilerek, “Darwinopterus” adı verildi.

Uzmanlar, yeni türün, tartışmalı bir evrim tipi olan “modüler evrim” konusunda ilk açık kanıtları sunduğunu belirterek, Çin’in kuzeydoğusunda bulunan 20 yeni fosilin, pterozorların ilkel ve daha gelişmiş olanlarıyla benzerlikler taşıdıklarını söyledi.

Bilim adamları, şimdiye dek bu yaratıklardan iki belirgin grubu biliyorlardı. Uzun kuyruklu ilkel pterozorlar ve daha gelişmiş olan kısa kuyruklular arasında fosil kayıtlarında büyük bir boşluk bulunuyordu.

Yeni bulunan fosillerin bu evrim zincirinin kayıp halkası olabileceğini belirten araştırmacılar, kafası ve boynuyla gelişmiş pterozorlar gibi olan ve şahini andıran Darwinopterus’un iskeletinin geriye kalan kısmının daha çok ilkel olanlarına benzediğini kaydetti.

Paleontologlar, bu yaratığın, doğal seleksiyonun, bir özelliği değil tümden bütün özellikleri çabucak değiştirdiği modüler evrim denilen evrim tipine kanıt olabileceğini belirterek, bu türün uzun çenesi ve keskin dişlerinin bulunduğu gagasıyla, diğer türleri yakalayıp öldürmekte usta olduğunun tahmin edildiğini söyledi.

Araştırmalarını, Proceedings of the Royal Society B. dergisinde yayımlayan bilim adamları, 160 yaşındaki fosillerin, ilk kuş Archaeoptery’nin ortaya çıkışından 10 yıl öncesine tarihlendiğini belirtti.

Pterodaktil de denilen pterozorlar, 65 ila 220 milyon yıl önce yaşayan uçan sürüngenlerdi.

İngilizler ‘röntgen’ dedi

091105 enonemlibulus.thumb İngilizler ‘röntgen’ dedi

LONDRA – Londra Bilim Müzesi’nin kapsamlı anketinde, modern çağların en önemli bilimsel buluşu olarak ‘ cihazı’ seçildi. Yaklaşık 50 bin kişinin oy kullandığı ankete göre en önemli ikinci buluş penisilin, üçüncüsü ise DNA sarmalı.

Müze yöneticileri, müzenin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla yapılan anket için orada sergilenen temsili ürün ve enstalasyonlar arasından 10 buluş seçti. Daha sonra halkoyuna sunulan listede ilk üç sırayı tıp alanında yapılan buluşlar aldı.

İlk kez insanın vücuduna cerrahi yöntemlerle girilmeden hastanın içini görmeyi sağlayan, diğer bir deyişle ‘şeffaf hasta’ dönemini başlatan röntgen makinesi, 50 bin ziyaretçi tarafından “bugünü ve yarını değiştiren en önemli bilimsel buluş” olarak seçildi. Oylamada ilk 10 şöyle sıralandı:

1. Röntgen cihazı
2. Penisilin
3. DNA çift sarmalı
4. Apollo 10 kapsül
5. V2 roket motoru
6. Stephenson roketi
7. ACE bilgisayar
8. Buhar makinesi
9. Ford Model T
10. Telgraf

Ayrı mı evrimleştik?

091103 farklievrimlesme2.thumb Ayrı mı evrimleştik?

LONDRA – Genel kabul gören görüşe göre Homo Sapiens Afrika’da evrimleşerek 100 bin yıl kadar önce oradan dünyaya yayıldı. Ancak Çinli bilim insanlarının bulduğu Homo Sapiens fosilinin özellikleri, bazı insansı türlerinin gittikleri coğrafyada yaşayan daha ilkel insansı türleriyle çiftleşerek farklı evrimleşme süreçlerinden geçtiği teorisine destek oluşturabilir.

Ülkenin güneyindeki bir mağarada bulunan 110 bin yıllık Homo Sapiens alt çenesi, Afrika’da bulunan Homo Sapiens fosillerindeki örneklerden farklılık gösteriyor. Bu da modern insanın Afrika’da evrimleşip dünyaya yayıldığı değil, bu süreci göç edilen yerlerdeki türlerle melezleşerek yaşadığı iddiasına destek veriyor.

Michigan Üniversitesi öğretim görevlisi Milford Wolpoff’a göre çenedeki bu farklı anatomik özellik,modern insanın tümüyle Afrika kökenli olamayacağı ve göç ettikleri coğrafyalardaki insansı türlerle karışarak bu süreci geçirdiği iddiasındaki ‘çoklu bölgesel evrim’ teorisine destek oluşturuyor.

Ancak bu teoriye şüpheyle yaklaşan St. Louis Üniversitesi evrimbilimcilerinden Erik Trinkaus, Çinli bilimcilerin Homo Sapiens tanımında farklılık olduğunu ve onun atası sayılan Homo Erectus’u bile ‘ileri Homo Sapiens’ olarak kabul edebildiklerini söylüyor. Bu da henüz modern insana evrimleşmemiş erken türlerin de yanlışlıkla Homo Sapiens olarak kaydedilmesi anlamına gelebilir.

  İLGİLİ

İnsanda geni var mı?
Bir kafatasıyla tarih değişti!

New Scientist dergisinde yayımlanan habere göre araştırmacılar, fosilin tam olarak kaç olduğunun, ardından da genetik özelliklerinin tespiti için kapsamlı çalışma başlattı.

Boşuna mı bombaladılar?

091013 aybombabosuna.thumb Boşuna mı bombaladılar?

ANKARA – ABD’nin Ulusal Havacılık ve Uzay Kurumunun (NASA) çok konuşulan su bulmak için “Ay’ı bombardıman” deneyinin başarısız olduğu ileri sürüldü.

National Geographics’teki habere göre, 2 bin 200 kilogram ağırlığındaki roket katını güney kutbuna yakın Cabeus kraterine çarptırmasından sonra beklendiği gibi 10 kilometre öteye toz bulutunun yayıldığı şiddetli çarpışma meydana gelmedi ve öngörüldüğü gibi toz ile buz bulutu yükselmedi.

NASA’nın televizyonundan ve yeryüzündeki teleskoplardan da büyük bir çarpışma olmadığının gözlendiği belirtilen haberde, su bulma deneyinin büyük olasılıkla başarısız olduğu savunuldu.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir NASA uzmanı da düşük şiddetli çarpışmayı, aynı bölgeye çakılmadan önce 4 dakika süreyle inceleyen “Lunar Crater Observation and Sensing Satellite” (LCROSS) aracının da “kuru bir deliğe” çarpmış olabileceğini söyledi.

Uzmanlar, amatör gözlemcilerin LCROSS’un çarpışmasını görebilmiş veya görememiş olsalar da çarpışmanın meydana geldiğinde ısrarlı olan NASA’nın Cuma günkü deneyin üzerinden 4 gün geçmesine karşın, sonucunu açıklamamasının da Ay’da su veya buz bulma deneyinin gerçekten başarısız olduğu yönündeki kuşkuları arttırdığını belirttiler.

79 dolar tutarındaki bu uzay programının yöneticileri, LCROSS aracının da aynı noktaya çakılmasından önce, ilk çarpışmada sıçrayan toz bulutundan elde ettiği ve ’ya geçtiği verilerin analizinin birkaç gün alacağını bildirmişlerdi.

LCROSS’un, ilk roket katının, merminin iki misli hızla Ay’ın güney kutbundaki bir kratere çarpmasından 4 dakika sonra NASA’nın öngördüğü şekilde aynı noktaya çakıldığı açıklanmıştı.

Ay’da su olduğu daha önceki araştırmalarda belirlenmesine karşın, bu “bombardımanla” suyun keşfinin burada kalıcı bir üs kurulması olasılığını artırması bekleniyor.

  İLGİLİ

Ay’ı nasıl vurdular?

Gelecek hidrojen enerjisinde

yok Gelecek hidrojen enerjisinde

Uzay palyaçosu Dünya’ya döndü

091011 lalibertedondu.thumb Uzay palyaçosu Dünya’ya döndü

KOROLYOV – Rusya’daki görev kontrol üssünün sözcüsü Valeriy Lyndin, yaptığı açıklamada, Laliberte, Amerikan astronot Michael Barrat ve Rus kozmonot Gennady Padalka’yı taşıyan Rus yapımı Soyuz kapsülünün Uluslararası Uzay İ stasyonu’ndan (UUİ) kalkışından birkaç saat sonra Kazakistan’ın kuzeyinde Arkalık bölgesi yakınındaki geniş bozkıra Kazakistan yerel saatiyle 10.32′de, planlandığı gibi indiğini belirtti.

Kanadalı uzay turisti ve “Cirque du Soleil” sirkinin kurucusu Laliberte, temiz içme suyu ve su kaynaklarının korunması konusunda bilincin artırılması amacıyla UUİ’de önceki gece gösteri düzenledi.

çapında temiz içme suyuna herkesin ulaşabilmesi amacıyla çaba harcayan Bir Damla Vakfı’nın da kurucusu olan Laliberte’nin internetten yayınlanan gösterisine 5 kıtadan 14 kentte, U2 ve Shakira gibi tanınmış kişi ve grupların da aralarında olduğu çok sayıda konuk şarkıları, dansları ve konuşmalarıyla katıldı.

Uzay seyahati için 35 dolar ödeyen 50 yaşındaki Laliberte’nin UUİ’den kırmızı palyaço burnuyla sunduğu gösteriye eski ABD başkan yardımcılarından Al Gore da küresel ısınmayla ilgili videoyla destek verdi.

İnsanda Neandertal geni var mı?

091026 neandertalseks.thumb İnsanda Neandertal geni var mı?

NEW YORK – Ancak bilimcilere göre bu türler-arası ilişkiden doğan çocukların doğurgan olup olmadığı belli değil.

Leipzig’de bulunan prestijli Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nün genetik departmanı direktörü Prof. Svante Paabo, son yıllarda modern insan ile, bir süre onunla aynı zaman diliminde birlikte varoldukları insanı arasında cinsel ilişki yaşandığını ortaya koyan bulgular olduğunu açıkladı. New York’taki bir konferansta konuşan Paabo, bu cinsel ilişkilerden doğan melez çocukların kısır olup olmadığını araştırdıklarını açıkladı.

Türler arasında cinsel ilişkinin ilk kez rastlanan bir olgu olmadığını vurgulayan Paabo, “beni asıl ilgilendiren, bu ilişkilerden doğan çocukların kısır olup olmadığı, başka bir deyişle bugünkü insan türünün genetik çeşitliliğine katkıda bulunup bulunmadığı” şeklinde konuştu. Paabo şöyle devam etti:

“Neandertaller ile modern insanın atalarının seks yaptığına eminim. Ancak bugün Neandertal genlerini taşıyan insanlar olup olmadığını anlamamız için elimizdeki Neandertal fosillerinden tam bir gen haritası çıkarmamız gerekiyor.”

Öte yandan Paabo, bazı Neandertal genleri bugüne kadar taşınmış olsa bile tespit edilemeyecek kadar çekinik olabileceği ihtimalini de hatırlatıyor.

Neandertaller 30 bin yıl kadar önce modern insanın atalarıyla birlikte varolmuş, bu iki tür yaklaşık 10-12 bin yıl birlikte yaşadıktan sonra Neandertallerin soyu tükenmişti.

‘Tanrı parçacığı’ kendini mi engelliyor?

091018 hadronkomplo.thumb ‘Tanrı parçacığı’ kendini mi engelliyor?

NEW YORK – İnsanlık tarihinin en önemli deneylerinden biri kabul edilen Büyük (LHC) ile ilgili ‘komplo’ teorilerine bir yenisi eklendi. İki fizikçi, yazdıkları makalede, çarpıştırma sonucu ortaya çıkması beklenen Higgs parçacığının “zamanda geriye doğru bir etki yaratarak” kendisinin üretimini engellediğini savundu.

Kopenhag’daki Niels Bohr Enstitüsü uzmanı Holger Bech Nielsen ile Kyoto’daki Yukawa Fizik Teorisi Enstitüsü’nden Masao Ninomiya’ya göre, CERN’deki deneyde geçen yıl meydana gelen arızanın da aslında üretilen Higgs parçacığının ‘zaman boyutu içinde geriye doğru bir etki yaratarak kendi üretimini engellemesinden kaynaklandı”.

İki fizikçinin yazdığı makalede, “Higgs yaratmak için girişilen deneylerin hep başarısızlıkla sonuçlanacağı, çünkü parçacığın zamanda geriye doğru kendi üretimini engelleyici bir etkisi olacağı savunuldu. Makalede ayrıca milyarlarca dolar harcandıktan sonra iptal edilen ABD’deki Superconducting Supercollider çarpıştırıcısının da aynı nedenle rafa kaldırıldığı iddia edildi.

Dr. Nielsen, Amerikan New York Times gazetesine yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Higgs üreten makinelerin şansı hep kötü olacak gibi görünüyor. Daha da ileri giderek, burada bir “ modeli” ile karşı karşıya olduğumuzu bile söyleyebiliriz. O kadar ki o “-vari davranış” Higgs’i engellemeye çalışıyor”.

UZAY KADAR SOĞUK
Öte yandan geçen yıl arızalandıktan sonra bakım geçiren LHC’deki sekiz dev mıknatısın ‘mutlak sıfır’a kadar soğutma işlemi tamamlandı. Geçen yıl meydana gelen arızadan sonra bakıma alınan LHC’nin sekiz sektörü de Aralık’ta gerçekleştirilmesi beklenen çarpıştırma için gereken -271 santigrad dereceye kadar soğutuldu.

Fransa-İsviçre sınırında yerin altında kurulu olan ve Avrupa Nükleer Araştırma Kurumu (CERN) tarafından işletilen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’yla evrenin başlangıcındaki Büyük Patlama’yı izleyen saniyenin trilyonda biri sürede ortaya çıktığı düşünülen Higgs parçacığı aranacak.

LHC’nin 27km uzunluğundaki dairesel tünelinde zıt yönde gönderilecek olan iki proton ışını, ışık hızına yakın bir hızda birbiriyle çarpıştığında ortaya çıkacak parçacıklar tünelin değişik yerlerindeki sensörlerce izlenerek analiz edilecek. Bu parçacıklar arasında evrenin oluşumundaki Büyük Patlama’da açığa çıkan ve ‘Tanrı Parçacığı’ da denilen Higgs parçacığı da aranacak.

Protonların tünelde yol alışını kontrol eden sekiz ‘süperiletken’ dev mıknatısın bu işi başarması için mutlak sıfır denilen -273.15 santigrad dereceye çok yakın bir sıcaklığa kadar soğutulması gerekiyor. Bu sıcaklık derecesi, uzayın en ücra köşelerinde ölçülenden (-270oC) bile düşük.

Geçtiğimiz yıl yapılması planlanan çarpıştırma deneyi, 19 Eylül 2008’de tüneldeki mıknatıslarda meydana gelen arıza nedeniyle durdurulmuştu. LHC tüneline sıvı helyum sızmasına neden olan arızanın giderilmesi ve mıknatısların tamiri için hızlandırıcının normal sıcaklıklara kadar ısıtılması gerekti.

Powered by web tasarım Designed by: Full indir